|
|
|||||||||||||||||||||
| Anasayfa | İletişim | İskenderun | Künye | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | CANLI DİNLE | ||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAGünlük falınızı OkuyunEN ÇOK OKUNANLAR |
DARBE
DARBE “ Darbe ” kelimesi günlük yaşamımıza öyle bir girdi ki darbeyle yatar darbeyle kalkar olduk. Bizde bu hafta kent gündeminden ziyade darbe konusunu ele alalım dedik. Sözü fazla uzatmayalım hemen konuya girelim. Bazı darbeler insan hayatına mal olurken bazı darbelerde uğrayan kişide derin yaralar bırakıyor. Örneğin; Kafa darbesi, Kaza darbesi ve Sevgili darbesi; kişinin hayatına mal olabiliyor. Ekonomik darbe ise genellikle esnafı ve işverenleri etkiliyor. Bunların yanında güvenlik güçlerinin kaçakçılara indirdiği ağır darbeler var. Bir de öyle bir darbe çeşidi var ki izleri pek silinmiyor. Bu da dost darbesi. Bıçağı sırtına en beklemediğin bir anda onun elinden yersin. Canın yanar…neye uğradığını şaşırsın. Ama bıçaktan çok, bıçağı tutan el yaralar seni. Beklemezsin ‘bunu yapmasını’ ondan. İnanamazsın. Şaşacak bir şey yoktur oysa. Sen kendini kendi ellerinle, bile isteye teslim etmişsindir ona. ‘Güvenmek’ için onu seçmişsindir. Bunu, sadece güvenmeye ihtiyacın olduğu için yaptığını hiç düşünmemişsindir. Bunlar gelmez ama senin aklına. İnsan olduğunu gözardı edersin ‘dost’unun. Ya da kendini kendi huzurunda bile akladığından, kendinle özdeşleştiririsin onu. ‘Benim gibidir o’ dersin. Kendini ‘güvende’ hissedersin. Kendi bıçağını,sırtının ortasına onun elinden yersin. Canın yanar. Bıçaktan çok, bıçağı tutan el yaralar seni. Ağır DARBE alırsın. Bir hüzün boğar içini… Anlayamazsın.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
|
Döviz
| |||||||||||||||||||